Muğla'nın Seydikemer ilçesi, tam 37 yıldır eşsiz bir zanaatın sessiz tanıklığını yapıyor. 61 yaşındaki Orhan Çınar, sadece 5 metrekarelik mütevazı atölyesinde, dut, ardıç ve ceviz ağaçlarına adeta hayat veriyor. Her bir bağlama ve curayı büyük bir özenle, el işçiliğiyle oyan Çınar, bu tutkusunu bir işten ziyade yaşam felsefesi olarak görüyor. Fabrikasyon ürünlerin aksine ruh taşıyan bu enstrümanların sesi, dinleyenleri hayran bırakıyor. Ancak Orhan Usta'nın içini kemiren bir endişe var: Nesiller boyu aktarılan bu değerli sanatın kendisinden sonraki kuşaklara miras kalıp kalmayacağı...

MUĞLA (AA) - ALİ RIZA AKKIR - Muğla'nın Seydikemer ilçesinde 61 yaşındaki Orhan Çınar, tutkunu olduğu bağlama ve cura yapımını 5 metrekarelik atölyesinde 37 yıldır devam ediyor.

Yayla Ceylan Mahallesi'nde yaşayan Orhan Çınar, küçük yaşlarda dayısının çalmaya çalıştığı kırık bağlamayı yapmak istedi.

Bağlama yapmak için mücadele veren Çınar, merak saldığı tutkusunun peşinden gitti. Usta olmak için destek istediği kişilerden de beklediği ilgiyi göremeyen Çınar, dayısının yardımıyla ilk bağlamasını 1988 yılında yaptı.

Farklı bir işte çalışan Çınar, yıllarca işten arda kalan zamanlarda kendi kurduğu atölyesinde hobisini sürdürdü.

Emekli olduktan sonra da tutkusundan vazgeçmeyen Çınar, kurduğu 5 metrekarelik atölyede bağlama ve cura üretimine devam ediyor.

Çınar, yaptığı uzun sap ve divan bağlama, üç telli ile dört telli curaları atölyesinde sergiliyor.

- "Bu sanat olmazsa ben yaşayamam"

Orhan Çınar, AA muhabirine, küçük bir atölyede tamamen el işçiliğiyle üretim yaptığını söyledi.

Çekiç, keser ve tokmakla oyarak sazı ortaya çıkardığını, sazın kapağını da dışarıdan alıp monte ettiğini anlatan Çınar, "Bu benim için bir iş değil hobi. Bu işten vazgeçemem. Bu sanat olmazsa yaşayamam. Yanıma gelen gençlerin de bu işi yapmasını istiyorum. Onlara öğrenmelerini söylüyorum ama çocuklarda bir heves yok. Herhalde bizden sonra bu işleri yapacak kimse kalmayacak." dedi.

Çınar, bağlama çalanların kendisini ziyaret ettiğini, geçmişte sanatçılar Hamdi Özbay ve Erol Parlak'ın kendisinden üç telli cura aldığını dile getirdi.

Bağlama yaparken dut, ardıç ve ceviz ağacı kullandığını belirten Çınar, "Yıllardır bu eserleri üretiyorum. Bu ağaçların kokusunu almadan duramıyorum. Atölyemdeki bağlamalar satmak için değil, hobi olarak ürettiklerim. İleride çocuklarıma kalır. Bağlamalara her gün dokunmadan duramıyorum." diye konuştu.

- "Sesi fabrikasyon bağlamalara hiç benzemiyor"

Çınar'dan bağlama satın alan ilçe sakini Zekeriya Şahin ise 15 yıldır amatör olarak bağlama çaldığını söyledi.

Seydikemer'in mahallelerinde dolaşırken Orhan Çınar ile tanıştığını ifade eden Şahin, "Orhan amcanın bağlama yaptığını görünce iki bağlamam olmasına rağmen bir tane de onun yaptığından aldım. El emeğiyle yaptığı bağlamanın sesini duyunca gerçekten çok beğendim. Bağlamanın sesi, fabrikasyon bağlamalara hiç benzemiyor. Kendisi de çok uygun bir fiyata bağlamayı bana verdi. Orhan amcaya ilçeye, sanata, zanaata kattıklarından çok teşekkür ediyorum." dedi.

Seydikemer'in bağlama ve cura ustası Orhan Çınar, 37 yıllık el emeği ve göz nuruyla dolu bir yaşam hikayesini gözler önüne seriyor. Henüz çocuk yaşlarda kırık bir bağlamayı tamir etme hevesiyle başlayan bu serüven, onu 5 metrekarelik küçük atölyesinde bir zanaat efsanesi haline getirmiş. Emekli olduktan sonra dahi tutkusundan vazgeçmeyen Çınar, çekiç, keser ve tokmakla ağaçlara şekil vererek uzun sap, divan bağlama, üç telli ve dört telli curalar üretiyor. Kullandığı dut, ardıç ve ceviz ağaçlarının kokusunu adeta bir yaşam kaynağı olarak gören Orhan Usta, bağlamaları ticari kaygıyla değil, sanatsal bir hobi ve gelecek nesillere miras bırakma arzusuyla üretiyor. Kendisinden bağlama alan Zekeriya Şahin gibi müşteriler, Orhan Usta'nın el yapımı enstrümanlarının eşsiz ses kalitesini ve ruhunu övgüyle anlatıyor. Ancak Çınar'ın en büyük kaygısı, bu değerli geleneksel zanaatın genç nesiller tarafından sürdürülmemesi ve kendisinden sonra yok olması ihtimali. Bu haber, Orhan Usta gibi sanatkarların el emeğini ve kültürel mirasımızı koruma çağrısı yapıyor.