Birçok kişinin hayat kalitesini düşüren, hatta yaşamı tehdit eden diyabet, kalp ve damar hastalıkları gibi kronik rahatsızlıkların kökeninde ne yatıyor olabilir? Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Zübeyde Yüce Alğan'ın dikkat çektiği metabolik dengesizlik, ne yazık ki sessiz ve sinsi bir şekilde ilerleyerek bu ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlıyor. Sadece kilolu bireylerde değil, zayıf görünüşlü kişilerde bile ortaya çıkabilen bu durum, modern yaşamın getirdiği hareketsizlikle, kötü beslenme alışkanlıklarıyla ve stresle besleniyor. Sağlığınızı tehdit eden bu gizli düşmanı tanımak ve erken önlemler almak için bilmeniz gereken her şey haberimizde! Metabolik sağlığınızı korumak için atacağınız adımlar, gelecekteki sağlık sorunlarınızın önüne geçebilir.

İSTANBUL (AA) - Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Zübeyde Yüce Alğan, metabolik dengenin bozulmasıyla diyabetten kalp ve damar hastalıklarına kadar birçok kronik rahatsızlığın temelinin atıldığını ve bu sürecin uzun yıllar belirti vermeden ilerleyebildiğini belirtti.

Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Alğan, metabolik sağlığın, kan şekeri, kan yağları, tansiyon, bel çevresi ve hormon dengesinin bir bütün olarak uyum içinde çalışması olduğunu aktardı.

Kişinin kedini iyi hissetmesinin her zaman metabolik olarak sağlıklı olduğu anlamına gelmeyeceğine ve metabolik bozulmanın sessiz şekilde ilerleyebileceğine dikkati çeken Alğan, "Bu tablo zamanla diyabet, kalp ve damar hastalıkları, karaciğer yağlanması ve hipertansiyon gibi ciddi sorunlara zemin hazırlar." ifadesini kullandı.

Dr. Zübeyde Yüce Alğan, toplumda metabolik sağlığın yalnızca kilo ile ilişkilendirildiğini ancak zayıf bireylerde de insülin direnci ve metabolik risklerin görülebileceğini kaydetti.

Alğan, kilonun tek başına belirleyici olmadığının altını çizerek, "Metabolik olarak sağlıksız bireyler her zaman kilolu olmak zorunda değil. Önemli olan, vücudun enerjiyi nasıl kullandığı ve bunu ne kadar dengeli yönettiği." değerlendirmesinde bulundu.

Metabolik sağlığı olumsuz etkileyen başlıca faktörler arasında hareketsiz yaşam, düzensiz beslenme, aşırı şeker tüketimi, yetersiz uyku ve kronik stresin yer aldığını aktaran Alğan, özellikle masa başı çalışanlar ve uzun süre oturarak çalışan bireylerin risk grubunda bulunduğunu vurguladı.

Alğan, düzenli sağlık kontrollerinin metabolik hastalıkların erken dönemde tespit edilmesinde önemli olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:

"Kan testleriyle kan şekeri, kolesterol ve insülin düzeyleri değerlendirilebilir. Erken dönemde yapılan yaşam tarzı değişiklikleri, ileride oluşabilecek ciddi hastalıkların önüne geçebilir. Sağlıklı bir metabolizma yalnızca hastalık riskini azaltmakla kalmaz, aynı zamanda kişinin günlük yaşam enerjisini ve genel yaşam kalitesini de artırır."

Bu haberde, Biruni Üniversitesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Zübeyde Yüce Alğan'ın metabolik dengesizliğin kronik hastalıklar üzerindeki kritik etkisi hakkındaki uyarıları detaylandırıldı. Metabolik dengenin bozulmasının diyabet, kalp ve damar hastalıkları, karaciğer yağlanması ve hipertansiyon gibi birçok ciddi rahatsızlığın temelini oluşturduğu belirtildi. Özellikle, metabolik sorunların uzun yıllar belirti vermeden ilerleyebileceği ve kişinin kendini iyi hissetmesinin her zaman sağlıklı olduğu anlamına gelmediği vurgulandı. Dr. Alğan, toplumda yanlış bilinenin aksine, zayıf bireylerde de insülin direnci ve metabolik risklerin görülebileceğinin, dolayısıyla kilonun tek başına belirleyici olmadığının altını çizdi. Hareketsiz yaşam, düzensiz ve aşırı şekerli beslenme, yetersiz uyku ve kronik stresin metabolik sağlığı olumsuz etkileyen başlıca faktörler olduğu ifade edildi. Haberimizde, düzenli sağlık kontrollerinin ve erken dönemde yapılacak yaşam tarzı değişikliklerinin bu tür hastalıkların önüne geçmedeki önemi vurgulanarak, sağlıklı bir metabolizmanın hem hastalık riskini azalttığı hem de genel yaşam kalitesini artırdığı mesajı verildi. Metabolik sağlığınızı korumak için beslenme ve aktivite alışkanlıklarınızı gözden geçirmeniz, düzenli kontrollerle riskleri erken saptamanız büyük önem taşıyor.