Bolu Kartalkaya'daki otel yangını, Türkiye'nin hafızasına kazınan büyük bir faciaydı. Bu yangında eşi Müge ve 10 yaşındaki kızı Pera'yı kaybeden inşaat mühendisi Yavuz Suyolcu, hayata tutunma mücadelesinin sembolü haline geldi. Oğlu Göksel Derin ile birlikte alevlerin arasından kurtulan Suyolcu, geride kalan acılarıyla yaşamayı öğreniyor. İzmir Urla'daki evlerinde eşinden kalan anılarla teselli bulan baba, benzer faciaların yaşanmaması için otel denetimlerinin önemine vurgu yapıyor. Bu yürek burkan hikaye, sadece bir ailenin dramı değil, aynı zamanda toplumsal sorumluluklarımızı da gözler önüne seriyor.

İZMİR (AA) - METİN AYDEMİR - Bolu'da geçen yılki otel yangınında eşi Müge ve 10 yaşındaki kızı Pera'yı kaybeden Yavuz Suyolcu, yangından birlikte kurtulduğu 15 yaşındaki oğlu Göksel Derin ile hayata tutunmaya çalışıyor.

Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te meydana gelen 78 kişinin hayatını kaybettiği, 137 kişinin yaralandığı yangının üzerinden yaklaşık 1 yıl geçti.

Yangında yaşamını yitirenlerin acısı, yüreklerdeki tazeliğini koruyor.

Ailesiyle güzel bir tatil hayaliyle gittiği otelde eşi ve kızını kaybeden inşaat mühendisi Yavuz Suyolcu, oğlu Göksel Derin ile alevlerin arasından kurtuldu.

İzmir'in Urla ilçesindeki evinde eşi ve kızından geriye kalan hatıralara sarılan Suyolcu, oğluyla beraber sık sık eşi ve kızının kabirlerini ziyaret ediyor.

Seramik sanatçısı olan eşinin atölyeye dönüştürdüğü evin bir odasında vakit geçiren Suyolcu, birlikte yaptıkları eserlere bakıp anılarını hatırlıyor. Suyolcu, atölyede eşinden öğrendiği tekniklerle zaman zaman seramik yapıyor.

Hayatının geri kalanını oğluna adayan Suyolcu, baba oğul acılara göğüs gererek yaşama sımsıkı tutunmaya çalışıyor.

- "Oğlum için yaşamaya devam edeceğim"

Suyolcu, AA muhabirine, olayın üzerinden yaklaşık 1 yıl geçmesine rağmen acısının ilk günkü gibi taze olduğunu söyledi.

Yangının herkesin kalbinde derin yaralar bıraktığını ifade eden Suyolcu, "Herkes olayları çok farklı yaşadı. Çok fazla kaybı olan, hiç olmayan var ama hiç olmayan bile büyük acı çekiyor, biliyorum. Ben, eşim ve kızımı kaybettim ama oğlum var. Oğlum için yaşamaya devam edeceğim. Eşimle kızımı tekrar göreceğimiz günü bekliyoruz. Bu konuda çok sağlamız, herhangi bir kötü düşünceye kapılmıyoruz. Zamanın geçmesini, sıramızı bekliyoruz. Bu esnada hep iyi işler yapmaya devam edeceğiz. Bu konuda çürümüş zihniyetle mücadelemiz sonsuza kadar devam edecek." diye konuştu.

Suyolcu, benzer acıların tekrar yaşanmaması için kurumlara büyük sorumluluklar düştüğünü, otellerin denetlenmesi konusunda çok daha hassas olunması gerektiğini belirtti.

- Oteli ve yangın merdivenini kontrol etmiş

Otele geldiği andan itibaren her yeri incelediğini, olası bir duruma karşı yangın merdiveninin nerede bulunduğunu da kontrol ettiğini belirten Suyolcu, şöyle konuştu:

"Eşime de gösterdim. Herhangi bir acil durumda oradan kaçacağımızı anlattım. O gece, o dumanda sıralı, arka arkaya kaçarken yangın merdivenini aradım. Dumandan bulamayınca eşim 'Yavuz, burası' dedi. Oraya gidecektik, girdiğimiz yer duman olduğu için oğlumla o dumandan çıkabildik ama eşimle kızım çıkamadı. İnişimiz toplam 2 dakika sürdü. Sonrasında da 8 dakika boyunca telefonla aradım. En son saat 03.43'te ikisinin de nefeslerini duyabildim. Konuşamadılar bile. Konuşamıyorlardı. Dolayısıyla 8 dakika içinde onları kaybettik."

- "Onlarla buluşacağımız günü bekliyoruz"

Suyolcu, eşinin kayağı çok sevdiğini, her kış ailece tatile gittiklerini söyledi.

Kartalkaya tatilinin son tatilleri olduğunu dile getiren Suyolcu, "Pera 10 yaşında çok güzel bir kızdı. Onunla güzel hayallerimiz vardı ama dediğim gibi onların süresi doldu. Biz hala onlar için devam ediyoruz. Onlarla buluşacağımız günü bekliyoruz. İnşallah o günleri Allah bize nasip etsin." ifadelerini kullandı.

- Otelin acil durum merkezine dönüştürülmesi önerisi

Suyolcu, yanan otelin Kartalkaya Kayak Merkezi için bir eğitim ve acil durum merkezine dönüştürülmesi önerisinde bulundu.

Bu merkezin acil durumlarda AFAD ve itfaiye ekipleri tarafından kullanabileceğini belirten Suyolcu, "Bir merkez yapılması, burada yaz aylarında eğitim verilmesi, izci kamplarına yönelik eğitim verilmesi şeklinde değerlendirilirse Kartalkaya'nın da tekrardan bizlere, insanlığa, turizme yakışır bir şekilde devam etmesini sağlayacak ileriye yönelik müthiş bir adım olur." diye konuştu.

Yavuz Suyolcu, yargılama sonucunda verilen kararların emsal niteliğinde olduğuna inandığını ve konunun takipçisi olmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.

Kartalkaya Grand Kartal Otel'de bir yıl önce yaşanan ve 78 kişinin yaşamını yitirdiği, 137 kişinin yaralandığı yangının ardından, Yavuz Suyolcu'nun eşi Müge ve kızı Pera'yı kaybetmesinin acısı ilk günkü tazeliğini koruyor. Oğlu Göksel Derin ile birlikte hayata tutunmaya çalışan Suyolcu, İzmir Urla'daki evinde eşinden kalan atölyede seramik yaparak anılarını canlı tutuyor ve eşi ile kızının kabirlerini sık sık ziyaret ediyor. Yangının bıraktığı derin yaralara rağmen oğlu için yaşamaya devam edeceğini belirten Suyolcu, benzer acıların yaşanmaması adına otel denetimlerinin artırılması gerektiğini vurguluyor. Hatta yanan otelin bir eğitim ve acil durum merkezine dönüştürülmesi önerisiyle geleceğe dair somut bir adım atmayı hedefliyor. Yargı sürecini de yakından takip eden Yavuz Suyolcu, bu zorlu süreçte hem kendi acısıyla yüzleşiyor hem de toplumsal bilinçlenmeye katkıda bulunarak adalet arayışını sürdürüyor.