Muğla, tarımsal üretimde sürdürülebilirlik ve izlenebilirliğin yeni adresi olmaya hazırlanıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hayata geçirilen B-Reçete Sistemi'nin detayları, zirai ilaç bayileri ve sektör paydaşlarına yönelik düzenlenen bilgilendirme toplantısında masaya yatırıldı. Bu devrim niteliğindeki sistem sayesinde, hangi tarlada hangi ürüne ne kadar bitki koruma ürünü kullanıldığı anlık olarak takip edilebilecek. Hatalı ve aşırı zirai ilaç kullanımının önüne geçilmesiyle hem insan sağlığı hem de ekolojik denge korunacak. Muğla'dan tüm Türkiye'ye yayılacak bu uygulama, tarımda dijitalleşmenin ve şeffaflığın kapılarını aralıyor.
MUĞLA (AA) – Muğla'da, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hayata geçirilecek B-Reçete Sistemi hakkında, zirai ilaç bayileri, reçete yazma yetkilileri ve sektör paydaşlarına yönelik bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi.
Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nce, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi B Salonu'ndaki toplantıda konuşan Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Yunus Bayram, bitkisel üretimde zirai mücadelenin kaçınılmaz olduğunu söyledi.
Bayram, bu mücadelenin doğru yönetilmemesi halinde ürün kayıplarının yanı sıra insan, çevre ve hayvan sağlığı açısından ciddi riskler oluşturduğunu ifade etti.
B-Reçete Sisteminin Türkiye'de bir ilk olduğuna dikkat çeken Bayram, "Bayiden üreticiye, reçete yazandan il ve ilçe müdürlüklerine kadar herkes bu sistemin bir paydaşıdır. Sistem sayesinde hangi tarlada, hangi ürüne, ne kadar bitki koruma ürünü kullanıldığı il, ilçe ve parsel bazında izlenebilecektir." dedi.
Bayram, B-Reçete Sisteminin 4 pilot ilde 5 etken madde ile uygulanmaya başlandığını, 1 Temmuz 2026 itibarıyla ise tüm illerde hayata geçirileceğine dikkati çekerek, sistemle birlikte zirai ilaçların üretimi, satışı ve uygulamasının elektronik ortamda kayıt altına alınarak izleneceğini kaydetti.
Bu uygulamanın, zirai ilaçların hatalı ve aşırı kullanımının önlenmesi ile pestisit kalıntılarının azaltılmasına önemli katkı sağlayacağını vurgulayan Bayram, bilgilendirme sunumlarının ardından katılımcıların B-Reçete Sistemine ilişkin sorularını yanıtladı.
İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar ise kentin tarımsal üretimde önemli bir potansiyele sahip olduğuna işaret ederek, tarladan sofraya kadar izlenebilir ve sürdürülebilir bir üretim sistemi hedefiyle geliştirilen B-Reçete Sisteminin Ocak 2026 itibarıyla pilot uygulama kapsamında hayata geçirildiğini söyledi.
Sistem sayesinde bitki koruma ürünlerinin hatalı ve gereğinden fazla kullanımının önlenmesi, pestisit kalıntılarının azaltılması, çevre ve insan sağlığının korunması ile denetim etkinliğinin artırılmasının amaçlandığınıbelirten Baydar, mevcut kayıt ve izleme uygulamalarının elektronik ortama taşınarak ürün ve parsel bazlı izlenebilirliğin sağlandığını kaydetti.
Toplantıya zirai ilaç bayileri, üreticiler, oda ve birlik temsilcileri, teknik personel ile tarım sektörünün paydaşları katılım sağladı.
Muğla'da düzenlenen kapsamlı bilgilendirme toplantısı, tarım sektöründe yeni bir dönemin başlangıcını işaret etti. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın öncülüğünde geliştirilen B-Reçete Sistemi, zirai ilaçların üretimden tüketime kadar tüm aşamalarını elektronik ortamda kayıt altına alarak izlenebilirliği sağlamayı hedefliyor. Toplantıda, Gıda ve Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Yunus Bayram, sistemin yanlış zirai ilaç kullanımının yol açtığı insan, çevre ve hayvan sağlığı risklerini minimize edeceğini vurguladı. Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar ise kentin tarımsal potansiyeline dikkat çekerek, sistemin pestisit kalıntılarının azaltılması ve denetim etkinliğinin artırılması açısından kritik önem taşıdığını belirtti. Ocak 2026'da Muğla'da pilot uygulamaya geçen ve 1 Temmuz 2026'dan itibaren tüm Türkiye'de uygulanacak olan B-Reçete Sistemi, tarladan sofraya güvenli gıda anlayışını güçlendirmeyi amaçlıyor. Zirai ilaç bayileri, üreticiler ve sektör temsilcilerinin yoğun katılımıyla gerçekleşen toplantı, sistemin faydaları ve işleyişi hakkında detaylı bilgi sunarken, katılımcıların soruları da yanıtlandı. Bu yenilikçi uygulama, Türk tarımını daha şeffaf, sürdürülebilir ve sağlıklı bir geleceğe taşıma vizyonunun önemli bir parçasıdır.







