Türkiye'nin Ege kıyısındaki incisi İzmir, ekonomik büyümesine yeni bir ivme kazandırıyor. Yaklaşık 2,5 milyon metrekarelik dev bir alana yayılan Batı Anadolu Serbest Bölgesi (BASBAŞ), ilk yılında elde ettiği 12,5 milyon dolarlık ihracat rakamıyla tüm dikkatleri üzerine çekti. Stratejik konumu, modern altyapısı ve Avrupa pazarlarına sunduğu kolay erişim sayesinde yerli ve yabancı yatırımcıların gözdesi haline gelen bölge, sadece bir serbest bölge olmanın ötesinde, yeni bir ekonomik çekim merkezi vaat ediyor. Limanlara, otoyollara ve Çanakkale Köprüsü'ne yakınlığıyla lojistik maliyetlerini minimize eden BASBAŞ, katma değerli üretime odaklanarak Türkiye'nin ihracat gücüne güç katıyor. Geleceğe dair iddialı hedeflerle dolu bu başarı hikayesi, İzmir'in ve Türkiye'nin global ticaretteki yükselişinin somut bir göstergesi.
İZMİR (AA) - FIRAT ÖZDEMİR - İzmir'in kuzeyinde 2024 yılında kurulan ve konumuyla yatırımcısına lojistik avantaj sunan Batı Anadolu Serbest Bölgesi'nden geçen yıl yaklaşık 12,5 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi.
Bergama ilçesinde 2,5 milyon metrekarelik alanda kurulan serbest bölge, Aliağa ilçesindeki liman bölgesine, İstanbul-İzmir Otoyolu ile 1915 Çanakkale Köprüsü'ne yakınlığıyla öne çıkıyor.
Temmuz 2024'te altyapı çalışmalarının tamamlanmasının ardından faaliyete geçen bölge, Avrupa pazarına açılmak isteyen yerli ve yabancı firmalar için cazip bir merkez haline geldi.
ABD merkezli bir firmanın 2024 yılının sonlarına doğru üretime, 2025'te ise ihracata başlamasıyla bölge, ilk yılında 12,5 milyon dolar civarında ihracat gerçekleştirdi.
Katma değerli ürünlerin üretim ve ihracatının hedeflendiği serbest bölgede yatırımlar sürüyor.
- "Süreç planlandığı şekilde ilerliyor"
Batı Anadolu Serbest Bölgesi Kurucu ve İşleticisi AŞ (BASBAŞ) Yönetim Kurulu Başkan Vekili Faruk Güler, AA muhabirine, Nisan 2024'ten itibaren yatırımcıları yeni serbest bölgeye davet etmeye başladıklarını söyledi.
Bazı yatırımcıların inşaatlarını tamamladığını, bazılarının ise çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Güler, sürecin planlandığı şekilde ilerlediğini vurguladı.
Bölgenin Ege ve Marmara'da büyük sanayi yatırımlarına uygun nadir alanlardan biri olduğunu ifade eden Güler, ihracatın yüzde 70'inin Avrupa'ya yapıldığını kaydetti.
Güler, serbest bölgenin, limanlara erişim kolaylığı, 1915 Çanakkale Köprüsü ve İzmir kent merkezine yakınlığıyla öne çıktığını, güçlü iş potansiyeli sayesinde yatırımcılara önemli avantajlar sunduğunu anlattı.
İzmir'in kuzeyinin, özellikle Bergama'nın geniş çalışan nüfusu sayesinde iş gücü temini açısından elverişli olduğunu vurgulayan Güler, bu özelliklerin hem yatırım hem de düşük işletme maliyetleri açısından bölgeyi cazip kıldığını dile getirdi.
- İhracat hedefi büyüyor
Güler, serbest bölgelerin ihracatçı üreticilere önemli vergisel avantajlar sağladığını belirterek, şunları kaydetti:
"İhracata 2025 yılında 12 milyon 500 bin dolar civarında başladık. Bu yıl diğer yatırımcıların üretimleri de başlayacağı için bunu geometrik bir şekilde artıracağız. Bugün itibarıyla görüştüğümüz çok sayıda yatırımcı var. Önümüzdeki bir yıl içinde 6 yatırımcının daha burada inşaata başlayacağını tahmin ediyoruz. BASBAŞ olarak 3 büyük üretim tesisi yaptık ve ikisi doldu, biri için yeni yatırımcılarla görüşüyoruz. Dolayısıyla onlar da üretime başlayacaktır. 2026 yılında geçen yıl yaptığımız ihracatın 3 katına çıkacağımızı tahmin ediyorum."
Serbest bölgenin konumunun bilinçli şekilde seçildiğine işaret eden Güler, "İzmir yeni yapılan liman yatırımlarıyla, Avrupa'ya nakliyenin en uygun olduğu yer. 4 saatte bir gümrük kapısına, 6 saatte diğer gümrük kapısına ulaşılabiliyor. Avrupa'ya erişim devletin yaptığı yatırımlarla çok kolay hale geldi." dedi.
İzmir'in kuzeyinin hem lojistik hem de iş gücü açısından güçlü bir potansiyele sahip olduğunu dile getiren Güler, bölgede yaklaşık 500 kişinin çalıştığını, bu sayının 2026 yılında iki katına çıkmasını beklediklerini ifade etti.
İzmir'in kuzeyinde, Bergama ilçesinde 2024 yılında faaliyete geçen Batı Anadolu Serbest Bölgesi (BASBAŞ), ilk yılında gösterdiği 12,5 milyon dolarlık ihracat başarısıyla dikkatleri üzerine çekti. 2,5 milyon metrekarelik geniş bir alana yayılan bölge, Aliağa limanlarına, İstanbul-İzmir Otoyolu'na ve 1915 Çanakkale Köprüsü'ne olan yakınlığı sayesinde yatırımcılara benzersiz lojistik avantajlar sunuyor. Bu stratejik konum, özellikle Avrupa pazarına açılmak isteyen firmalar için cazip bir kapı aralıyor. BASBAŞ Yönetim Kurulu Başkan Vekili Faruk Güler'in açıklamalarına göre, süreç planlandığı gibi ilerlerken, 2026 yılı için ihracat hedefi, 2025 yılı rakamlarının üç katına çıkarak yaklaşık 37,5 milyon dolara ulaşacak. Bölge, yalnızca ihracat hedefleriyle değil, aynı zamanda 500 kişiye ulaşan istihdamı ve 2026'ya kadar bu sayıyı ikiye katlama beklentisiyle de bölge ekonomisine önemli katkı sağlıyor. Serbest bölgenin sunduğu vergisel avantajlar ve düşük işletme maliyetleri, katma değerli ürünlerin üretimini teşvik ederek İzmir'in ve Türkiye'nin ihracat potansiyelini maksimize etme yolunda önemli bir adım teşkil ediyor. İzmir, yeni liman yatırımları ve gelişmiş ulaşım ağıyla global ticaretteki konumunu güçlendirmeye devam ediyor.








