İzmir, geleceğin savunma stratejilerinin kalbinin attığı önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Ege Ordusu Komutanlığı ve Dokuz Eylül Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen panelde, yapay zekanın modern muharebe alanlarındaki dönüştürücü etkisi derinlemesine incelendi. Orgeneral İrfan Özsert'in belirttiği gibi, Ukrayna-Rusya savaşı bir yapay zeka laboratuvarına dönüşürken, geleceğin üstünlüğünün silah değil, yapay zeka donanımlarında olduğu vurgulandı. DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz ise insan beyninin karar verme mekanizmalarındaki üstünlüğüne dikkat çekerken, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı temsilcisi yapay zekanın doğru kullanımının önemini aktardı. Bu kritik panel, Türkiye'nin savunma sanayii millileşme hedefleri doğrultusunda yapay zekanın stratejik yerini ve insan faktörünün vazgeçilmezliğini bir kez daha gözler önüne serdi.
İZMİR (AA) - İzmir'de Ege Ordusu Komutanlığı ve Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) işbirliğiyle "Yapay zeka ve insan: savunma sanayii perspektifi" paneli gerçekleştirildi.
Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, Ege Ordusu Komutanlığı'nda gerçekleştirilen panelde yapay zekanın modern muharebe alanlarına etkisi, savunma sanayiinde millileşme hedefi ve insan-makine etkileşimi ele alındı.
Programda konuşan Ege Ordusu Komutanı Orgeneral İrfan Özsert, etkinliğin askeri personel ile akademik çevre arasındaki bağı güçlendireceğini ve yapılan paylaşımların Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin bilinçlenmesine katkı sağlayacağını ifade etti.
Muharebelerde yapay zeka destekli sistemlerin belirleyici hale geldiğini belirten Özsert, şunları kaydetti:
"Günümüz muharebe sahasında yapay zeka destekli insansız hava araçları, geleneksel caydırıcılık çatışmalarını zayıflatmıştır. Ukrayna-Rusya arasındaki bu savaş, yapay zeka laboratuvarlarına dönüşmüş, yapay zekaların savaşı haline gelmiştir. Yapay zeka destekli, minimum insan desteğine ihtiyaç duyan silahlar savaş şeklini tamamen değiştirmiştir. Geleceğin muharebelerinde üstünlük, silah üstünlüğünden çok yapay zekaların donanım güçlerine göre belirlenecektir."
Panelde "Yapay zeka ve insan fizyolojisi" başlıklı sunum yapan DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz da yapay zekanın gelişimi ve etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Yapay zekanın veri ve bilgi temelli bir yapı olduğunu dile getiren Yılmaz, karar verme mekanizmalarında insan beyninin halen üstünlüğünü koruduğunu kaydetti.
Çevrim içi katılan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Milli Teknoloji ve Yapay Zeka Genel Müdürü Sadullah Uzun da yapay zekanın akademik, sosyal ve askeri alanlarda doğru kullanımının önemini anlattı.
Etkinlikte akademisyenlerce yapay zekanın savunma, sağlık ve otonom sistemlerdeki kullanımına yönelik sunumlar yapıldı.
İzmir'de Ege Ordusu Komutanlığı ve Dokuz Eylül Üniversitesi'nin ev sahipliğinde gerçekleşen 'Yapay zeka ve insan: savunma sanayii perspektifi' paneli, modern savaşın ve savunma stratejilerinin geleceğine ışık tuttu. Panelde, yapay zekanın modern muharebe alanlarındaki belirleyici rolü, savunma sanayiinde millileşme hedeflerine katkısı ve insan-makine etkileşimi gibi kritik konular ele alındı. Ege Ordusu Komutanı Orgeneral İrfan Özsert, yapay zeka destekli sistemlerin muharebeleri nasıl değiştirdiğini, özellikle Ukrayna-Rusya savaşının bir 'yapay zeka laboratuvarı'na dönüştüğünü ifade etti. Özsert, gelecekteki üstünlüğün silah gücünden çok yapay zeka donanımları ile belirleneceğinin altını çizdi. DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, yapay zekanın veri ve bilgi odaklı yapısına rağmen, karar verme süreçlerinde insan beyninin hala kritik bir üstünlüğe sahip olduğunu vurguladı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Milli Teknoloji ve Yapay Zeka Genel Müdürü Sadullah Uzun ise yapay zekanın akademik, sosyal ve askeri alanlarda doğru ve etik kullanımının hayati önemine değindi. Akademisyenlerin de yapay zekanın savunma, sağlık ve otonom sistemlerdeki uygulamalarına yönelik sunumlar yaptığı bu etkinlik, Türkiye'nin yapay zeka kapasitesini güçlendirme ve savunma sanayiindeki teknolojik bağımsızlığını artırma çabalarına önemli bir katkı sağladı. Bu panel, askeri personel ile akademik çevre arasındaki iş birliğini güçlendirerek, geleceğin teknolojik meydan okumalarına karşı bilinçli ve stratejik bir yaklaşım geliştirilmesinin önemini bir kez daha ortaya koydu.




