Tekstil ve hazır giyim sektörü, küresel ekonominin can damarlarından biri olmasının yanı sıra, çevreye olan etkileriyle de sıkça gündeme geliyor. İstanbul Ticaret Üniversitesi, bu kritik meseleyi masaya yatırmak üzere "Ekolojik Tekstil ve Yavaş Moda Çalıştayı"na ev sahipliği yaptı. Üç gün süren bu önemli etkinlik, akademi ve sektör liderlerini bir araya getirerek sürdürülebilir üretim ve tüketim modellerini ele aldı. Çalıştay sonunda yayımlanan sonuç bildirgesi, sektörde acil dönüşüm ihtiyacının altını çizerken, "döngüsel ekonomi" ve "yavaş moda" gibi kavramların çevresel bir zorunluluk haline geldiğini ortaya koydu. Geleceğin tekstil dünyasında hangi yeniliklerin bizi beklediğini ve bu dönüşümün hem çevremiz hem de cüzdanlarımız için ne anlama geldiğini merak ediyorsanız, detayları kaçırmayın.
İSTANBUL (AA) - Tekstil ve hazır giyim sektörünün çevresel etkilerini ele almak amacıyla İstanbul Ticaret Üniversitesi ev sahipliğinde "Ekolojik Tekstil ve Yavaş Moda Çalıştayı" gerçekleştirildi.
Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, üniversitenin Çevre ve Doğa Bilimleri Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü işbirliğiyle Hezarfen Kampüsü'nde gerçekleştirilen çalıştay, akademi ve sektör temsilcilerini bir araya getirdi.
Üç gün süren organizasyonun sonunda, tekstil ve hazır giyim sektörünün ekolojik etkileri sürdürülebilirlik perspektifiyle masaya yatırıldı. Çalıştay sonunda, sektörün mevcut durumu ve geleceğine yönelik tespitlerin yer aldığı sonuç bildirgesi yayımlandı.
Bildirgede, tekstil ve hazır giyim sektöründeki aşırı üretim ve plansız tüketimin doğal kaynaklar üzerinde baskı oluşturduğu, bu nedenle "üretim-tüketim-ihtiyaç" dengesinin yeniden kurulması gerektiği ifade edildi.
Geri dönüşüm altyapılarının geliştirilmesi ve ürün yaşam döngüsünün uzatılmasıyla "döngüsel ekonomi" modeline geçilmesinin önemine vurgu yapılan bildirgede, "yavaş modanın" çevresel bir zorunluluk haline geldiği kaydedildi.
Bildirgede, ozon, lazer ve ultrasonik yıkama gibi teknolojilerin su ve enerji tüketimini azaltmadaki rolüne değinilirken, çocuk işçiliği ve çalışma koşulları gibi sosyal sürdürülebilirlik başlıklarının uluslararası regülasyonlarla daha güçlü şekilde ele alınması gerektiği vurgulandı.
Çalıştaya, Dokuz Eylül, Mimar Sinan Güzel Sanatlar, Gaziantep, Marmara, Trakya ve Munzur üniversitelerinden akademisyenlerin yanı sıra Color Kimya, Ataç Makine, BOSSA, Menderes Tekstil ve Sosyal Sürdürülebilirlik ve Çevre Derneği (ASSM) yetkilileri de katıldı.
- "Sürdürülebilirlik hayatın tüm alanlarına yayılmalı"
Açıklamada çalıştaydaki görüşlerine yer verilen İstanbul Ticaret Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Sacide Akın, ekolojiye saygının yalnızca tekstil ya da mimarlık alanıyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti.
Akın, bu yaklaşımın yaşamın tüm alanlarına yayılmasının önemine dikkat çekerek, gençlerin bu bilinçle yetişmesinin sürdürülebilir gelecek açısından kritik olduğunun altını çizdi.
İstanbul Ticaret Üniversitesi Çevre ve Doğa Bilimleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. İdris Oğurlu da giyim ihtiyacını karşılarken çevreye ve insana zarar verilebildiğini aktardı.
Ekolojik boyutun göz ardı edilmesi durumunda doğanın zarar gördüğüne ve bu durumun insan sağlığına olumsuz yansıdığına değinen Oğurlu, pamuk üretiminde aşırı su ve pestisit kullanımının ekosistem üzerinde ciddi tahribat yarattığını vurguladı.
İstanbul Ticaret Üniversitesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölüm Başkanı Doç. Dr. Irmak Bayburtlu Çetinsoy ise tekstil ve hazır giyim sektörünün dünyanın en hızlı üretim ve tüketim alanlarından biri olduğunu, bu hızın çevresel sorunları beraberinde getirdiğini ifade etti.
İstanbul Ticaret Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Sema Hatun Türker de aşırı üretimin yol açtığı çevresel ve ekolojik kirliliği azaltmaya katkı sunabilecek fikir, deneyim ve eleştirilerin bütünleşik, sistematik ve analitik bir bakış açısıyla değerlendirilmesi gerektiğine değindi.
Menderes Tekstil Genel Müdürü Bekir Kondu, sürdürülebilirliğin bireysel tercihlerle başladığına, toplu taşıma kullanımı gibi küçük adımların dahi önemli katkılar sunduğuna işaret etti.
İstanbul Ticaret Üniversitesi'nde düzenlenen "Ekolojik Tekstil ve Yavaş Moda Çalıştayı", tekstil ve hazır giyim sektörünün sürdürülebilirlik yolculuğunda önemli bir dönüm noktası oldu. Üç gün boyunca akademisyenler ve sektör profesyonelleri, aşırı üretim ve plansız tüketimin doğal kaynaklar üzerindeki baskısını, döngüsel ekonomiye geçişin aciliyetini ve yavaş modanın çevresel bir zorunluluk haline geldiğini kapsamlı bir şekilde tartıştılar. Çalıştay sonunda yayımlanan sonuç bildirgesi, geri dönüşüm altyapılarının geliştirilmesi, ürün yaşam döngüsünün uzatılması ve ozon, lazer, ultrasonik yıkama gibi su ve enerji tasarrufu sağlayan teknolojilerin yaygınlaştırılması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, çocuk işçiliği gibi sosyal sürdürülebilirlik konularının uluslararası düzenlemelerle daha etkin ele alınması gerektiği de belirtildi. Çalıştaya katılan yetkililer, ekolojiye saygının tüm yaşam alanlarına yayılması ve gençlerin bu bilinçle yetişmesinin sürdürülebilir gelecek için kritik olduğunu ifade ettiler. Bu organizasyon, tekstil sektörünün çevresel ayak izini azaltma ve daha etik üretim süreçleri benimseme yönündeki kararlılığını pekiştirirken, tüm paydaşlara önemli bir yol haritası sunmuştur.