Deprem Bölgesinde Ruhsal İyileşme İçin Kritik Uyarı: Psikososyal Desteğin Sürekliliği Hayati Önem Taşıyor!
6 Şubat depremlerinin derin izlerini taşıyan bölgelerde, fiziksel yaralar kadar ruhsal iyileşme de büyük önem taşıyor. İstanbul Bilgi Üniversitesi'nden Doç. Dr. Ersin Uygun, depremin yol açtığı travmanın sadece anlık bir deneyim olmadığını, zaman içinde biçim değiştirerek bireyin ve toplumun hayatını derinden etkileyen uzun bir süreç olduğunu vurguluyor. Bu nedenle, deprem bölgesinde kalıcı bir ruhsal iyileşmenin anahtarının, psikososyal desteğin sürekliliğinde yattığı belirtiliyor. Acil yardım aşamasının ötesine geçen ihtiyaçlara dikkat çeken Uygun, özellikle çocuklar ve gençler için ruh sağlığı desteğinin eğitimin ayrılmaz bir parçası olarak görülmesi gerektiğini ifade ediyor. Bu kritik uyarı, depremzedelerin gelecekteki yaşam kalitesi için atılacak adımların yönünü belirliyor.
İSTANBUL (AA) - İstanbul Bilgi Üniversitesi Travma ve Afet Çalışmaları Uygulamalı Ruh Sağlığı Yüksek Lisans Programı'ndan Doç. Dr. Ersin Uygun, 6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen bölgede, ruhsal iyileşmenin psikososyal desteğin sürekliliğiyle mümkün olabileceğini belirtti.
Üniversiteden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Doç. Dr. Ersin Uygun, depremin ilk gününden itibaren öğrenci ve öğretim üyeleriyle sahadaki ihtiyaçlara yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirtti.
Uygun, "Bireysel psikolojik destek görüşmeleri, çocuklar ve ergenlere yönelik oyun ve grup temelli uygulamalar, aileler, öğretmenler ve saha çalışanlarına yönelik destek ve psiko-eğitim çalışmalarıyla yerel ihtiyaçlara göre şekillenen topluluk temelli ruh sağlığı uygulamalarını hayata geçirdik." ifadelerini kullandı.
Uygun, söz konusu çalışmalarla travmanın akut etkilerinin hafifletilmesi kadar uzun vadeli ruhsal iyilik halinin desteklenmesini amaçladıklarını anlattı.
Depremin yol açtığı en ağır sonuçlardan birinin, çoğu zaman gözle görülmeyen ancak günlük yaşamı derinden etkileyen ruhsal yıkım olduğuna dikkati çeken Uygun, "Travma, yalnızca yaşanan ana ait bir deneyim değil, zaman içinde biçim değiştirerek bireyin ve toplumun hayatına etki eden bir süreç. Travma uzun süre bireyin hayatına eşlik edebilir. Bu nedenle deprem bölgesinde ruhsal iyileşme, psikososyal desteğin sürekliliğiyle mümkün." değerlendirmesini yaptı.
Uygun, travma sonrası belirtilerin çoğu zaman kendiliğinden ortadan kalkmayacağını, ertelenmiş biçimde yeniden ortaya çıkabileceğini vurguladı.
Psikososyal destek hizmetlerinin kısa süreli projelerle sınırlı kalmamasının büyük önem taşıdığına işaret eden Uygun, özellikle çocuklar ve gençler için ruh sağlığı desteğinin, eğitimin ve toplumsal iyileşmenin ayrılmaz parçası olarak görülmesi gerektiğini aktardı.
Uygun, depremden etkilenen bireylerin uzun süreli ruh sağlığı desteğine erişiminin önem taşıdığını belirterek, şunları kaydetti:
"Bugün deprem bölgesinde ihtiyaçlar, acil yardım aşamasının ötesine geçmiş durumda. Kalıcı, güvenli ve sağlıklı koşullarda barınma ihtiyacının tamamen karşılanması, sürekli, erişilebilir ve toplum temelli bir psikososyal perspektifle sunulan ruh sağlığı hizmetlerinin güçlendirilmesi, eğitimde sürekliliği destekleyen akademik ve psikososyal programların yaygınlaştırılması, yerel istihdamı ve ekonomik toparlanmayı destekleyen uygulamaların artırılması önümüzdeki dönemin temel ihtiyaçları arasında yer alıyor."
İstanbul Bilgi Üniversitesi Travma ve Afet Çalışmaları Uygulamalı Ruh Sağlığı Yüksek Lisans Programı'ndan Doç. Dr. Ersin Uygun, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen bölgelerde ruhsal iyileşmenin ancak psikososyal desteğin sürekliliğiyle mümkün olabileceğini dile getirdi. Uygun, depremin ilk gününden itibaren öğrenci ve öğretim üyeleriyle birlikte sahadaki bireysel destek görüşmeleri, çocuklara ve ergenlere yönelik oyun temelli uygulamalar, ailelere, öğretmenlere ve saha çalışanlarına yönelik psiko-eğitimlerle topluluk temelli ruh sağlığı uygulamalarını hayata geçirdiklerini aktardı. Travmanın akut etkilerini hafifletmenin yanı sıra uzun vadeli ruhsal iyilik halini desteklemeyi amaçlayan bu çalışmalar, travma sonrası belirtilerin kendiliğinden geçmeyebileceği, hatta ertelenmiş biçimde yeniden ortaya çıkabileceği uyarısıyla pekiştirildi. Doç. Dr. Ersin Uygun, post-deprem bölgesindeki ihtiyaçların artık acil yardım aşamasını geride bıraktığını belirterek, kalıcı ve güvenli barınma, sürekli erişilebilir ve toplum temelli ruh sağlığı hizmetleri, eğitimde sürekliliği destekleyen akademik ve psikososyal programların yaygınlaştırılması, yerel istihdam ve ekonomik toparlanmayı destekleyen uygulamaların artırılması gibi temel ihtiyaçların önümüzdeki dönemde önceliklendirilmesi gerektiğini vurguladı. Bu detaylı değerlendirme, depremzedelerin yalnızca fiziksel değil, ruhsal olarak da tam anlamıyla iyileşebilmeleri için çok yönlü ve uzun soluklu bir stratejinin gerekliliğini ortaya koyuyor ve toplumun geleceği için kalıcı çözümlerin önemini hatırlatıyor.
