Günlük hayatta ağız ve boğaz sağlığını korumak için uyguladığımız bazı yöntemlerin aslında sağlığımızı tehlikeye atabileceğini hiç düşündünüz mü? Biruni Üniversitesi'nden Diş Hekimi Dr. Tahir Ataözden, yaygın inanışların aksine, alkolün bir iç dezenfektan olmadığını ve aşırı sarımsak veya baharat kullanımının yan etkilerini detaylıca açıkladı. Bu kritik uyarılar, sindirim sistemimizin ilk savunma hattı olan ağız ve boğazımızdaki mikroorganizma yükünü azaltma çabalarımızın bilimsel dayanaklarını sorgulatıyor. Uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açabilecek bu yanlış uygulamalar hakkında bilgi edinmek, doğru hijyen alışkanlıkları kazanmak için hayati önem taşıyor. Haberin devamında, Dr. Ataözden'in bilimi ışığında sunduğu gerçekleri keşfedin ve ağız sağlığınızı bilinçli adımlarla koruyun.
İSTANBUL (AA) - Biruni Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi ve Diş Hekimi Dr. Tahir Ataözden, ağız, boğaz ve yemek borusunun sindirim sisteminin ilk savunma hattını oluşturduğunu belirterek, bu bölgelerde mikroorganizma yükünü azaltmaya yönelik yanlış uygulamalara karşı uyarılarda bulundu.
Üniversiteden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Dr. Tahir Ataözden, alkol, sarımsak ve baharatların ağız sağlığı üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Ağız, boğaz ve yemek borusunun sindirim sisteminin ilk savunma hattı olduğunu belirten Ataözden, bu bölgelerde mikroorganizma yükünü azaltmaya yönelik yanlış bilinen uygulamalara dikkati çekerek, "Özellikle alkolün 'iç dezenfektan' olarak algılanmasının bilimsel bir karşılığı yoktur. Yüksek orandaki alkol, ağız ve boğazda kısa süreli olarak bazı mikroorganizmaları azaltabilir. Ancak bu etki geçicidir. Düzenli alkol kullanımı ağız mukozasında kuruluğa, tahrişe ve uzun vadede ciddi sağlık risklerine yol açabilir." ifadelerini kulandı.
Ataözden, çiğ sarımsağın içeriğinde bulunan "Allicin (Alisin)" maddesinin antibakteriyel ve antiviral özellikler gösterdiğini aktararak, çiğ sarımsağın çiğnendiğinde ağız içindeki bazı zararlı bakterilerin azalmasına katkı sağladığını, ancak yine de sarımsağın tek başına bir tedavi ya da sterilizasyon yöntemi olmadığını anlattı.
Baharatlar ve özellikle paprika gibi kırmızı biber türlerinin ise tükürük salgısını artırarak ağız içinin doğal temizlenmesine destek olabileceğini aktaran Ataözden, "Bu etki hafiftir. Aşırı tüketim, hassas kişilerde ağız ve boğaz mukozasında tahrişe neden olabilir." uyarısında bulundu.
Ataözden, ağız ve boğaz sağlığının korunmasında en önemli unsurun vücudun doğal savunma mekanizmaları olduğunu vurgulayarak, tükürük içerisinde bulunan lizozim ve bağışıklık proteinlerinin mikroorganizmaları kontrol altında tuttuğunu kaydetti.
Mide asidinin, hastalık yapıcı birçok organizmayı etkisiz hale getirdiğinin altını çizen Ataözden, besinlerle ya da içeceklerle vücut pH'ını değiştirmenin mümkün olmadığını belirtti.
Ataözden, toplumda doğal yöntemlere yönelimin arttığını ancak bunun bilimsel temelden kopmaması gerektiğini vurgulayarak, "Ağız ve boğaz sağlığını korumanın en etkili yolu düzenli diş fırçalama, diş ipi kullanımı, uygun ağız gargaraları ve dengeli beslenmedir. Alkol sağlık amacıyla kullanılmamalı, sarımsak ve baharatlar ise destekleyici unsur olarak görülmelidir." değerlendirmesinde bulundu.
Biruni Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Diş Hekimi Dr. Tahir Ataözden, ağız ve boğaz sağlığını korumaya yönelik toplumdaki yanlış bilgilendirmelere ve uygulamalara açıklık getirdi. Dr. Ataözden, özellikle alkolün bir 'iç dezenfektan' olarak algılanmasının bilimsel hiçbir dayanağı olmadığını, aksine düzenli kullanımının ağız mukozasında kuruluk, tahriş ve uzun vadede ciddi sağlık riskleri oluşturduğunu vurguladı. Çiğ sarımsağın içeriğindeki alisinin antibakteriyel özelliklere sahip olduğunu ancak tek başına bir tedavi yöntemi olmadığını, baharatların ise tükürük salgısını artırarak hafif bir temizlik sağladığını ancak aşırı tüketimin tahrişe yol açabileceğini belirtti. Ağız ve boğaz sağlığının temelini vücudun doğal savunma mekanizmalarının oluşturduğunu, tükürük ve mide asidinin mikroorganizmaları kontrol altında tuttuğunu hatırlattı. Dr. Ataözden, bilimsel temellere dayalı olarak ağız sağlığını korumanın en etkili yollarının düzenli diş fırçalama, diş ipi kullanımı, uygun ağız gargaraları ve dengeli beslenme olduğunu belirterek, alkolün sağlık amacıyla kullanılmaması, sarımsak ve baharatların ise yalnızca destekleyici olarak görülmesi gerektiğini yineledi. Toplumda yaygın olan doğal yöntemlere yönelimin, bilimsel verilerle desteklenmesi gerektiğinin altını çizdi.